Üyemiz Olun

zaman

EY AŞK, ben mi seni buldum sen mi beni

Kulağımıza ne kadar güncel,basit ve ne kadar tanıdık gelse de,sıcacık bir duygudur AŞK...AŞK bizi en üst makama ulaştıran çok yüce bir vesiledir. Bu kelimeyi duyunca gülümsemeyen,hatıralara gitmeyen belki de hiç kimse yoktur. Kimimiz sadece içimizde,kimimizse dibine kadar yana yakıla, savrula savrula, belki pişmanlıklarla, belki keşkelerle ama umuyorum “iyi ki” diyerek yaşamışızdır bu şanslı duyguyu. Ben her anında “ne mutlu ki”,

OlL' MAK İÇİN KENDİNDE BOŞLUK BIRAK

Yaşam bir yolculuk, her birimiz bu yolculuğu zaman zaman mutluluklarla, zaman zaman hüzün ve sınırlamalarla sürdürürüz. Bu akışta giderken, kendimizin ne olduğunu henüz keşfetmemişken etrafımızdakileri özgürleştirmeye çalışırız, kendimizi unutarak veee sonuç… çeşitli ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklara maruz kalmak. !! Oysaki öncelikle biz kendimizi keşfetmeli , serbest bırakmalıyız ki, çevremizdekilere bu konuda

An'da Kalmak

Bir andır yaşamak. Çünkü o an, nasıl hissettiğinizi belirleyen düşünceleriniz, duygularınız, inançlarınız, hayat hikayeniz, yarattığınız egolar, zayıflıklarınız, ümidiniz, hayalleriniz, her şey o ana özeldir ve bir yandan da sürekli bir değişim içerisindedir. Sizi o an, o kişi yapacak bütün olanların, bir daha aynı şekilde gerçekleşmesi olanaksızdır. O an, bir fotoğraf karesidir, sabittir. O fotoğraf karesinde görünen

Hayat Bankası

Bir banka hesabı düşünün, sihirli bir banka hesabı... Her sabah, 86 bin 400 dolar adınıza yatıyor. Ve lakin para, ertesi güne devretmiyor, harcayamadığınız sıfırlanıyor. Ertesi sabah yine 86 bin 400 dolarla başlıyorsunuz. Ne yapardınız? Son meteliğine kadar harcamak için ne gerekiyorsa değil mi? Hepimizin böyle bir bankası var. Adına "zaman" diyoruz. Her sabah bize 86 bin 400 saniye veriyor. Akşam uyuduğunuz anda hesabı sıfırlıyor. Geriye dönüş yok! En iyi

Kavonoz ve Kahve

Ne zaman; hayatında bazı şeyler çekilmez hale gelirse, Ne zaman; yirmi dört saat kısa gelmeye başlarsa, O zaman; kavanoz ve iki fincan kahveyi hatırlayınız… İşte kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir. Ders başladığında; Hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe kavanozunu alır. Sonda da kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ardından öğrencilerine

Yaşamı Tüketmemek İçin Zamanı Durdurmak

Kentlerde herşey çok hızlı. Ve o kadar çok, bir o kadar da hızlı tüketiyor ki herşeyi insanoğlu. Yaşam hızlı, tüketim hızlı. Tüketimin gelip dayandığı yer aslında yaşamlarımız. Yaşamı tüketiyoruz bu hızda. Bir yer var ara sıra gittiğim, bozkırın ortasında. Uzaklarda dört bir yanı tepelerle çevrili bir çukurda. Sessiz. Hareketsiz. Dağlar sessiz, buğday tarlaları sessiz. Uzakta görünen köyler sessiz. Çevredeki tek tük ağaca

Zamanım Yok Diyenlere

1- Zamanım yok diye ertelediklerinin belki de hiç olmamasına sebep oluyorsun. 2-Zamanım yok diyerek arayamadığın dostlarını aradığında bulamama ihtimalin olduğunu unutma. 3-Şimdi çok işim var diyerek ertelediğin görüşmelere ileride gerçekten zamanın olamayacağını aklından çıkarma. 4-Zamanım yok diyerek okumadığın kitapları okuyanları aşağılama bari. 5-Yeniliğe açık olmadığın için kendini geliştirmekten korktuğunu hiç olmazsa kendine itiraf