Üyemiz Olun

Sen Kimsin ?

30 Eylül Pazar günü Cenk Sabuncuoğlu ile gerçekleştirdiğimiz Özsaygı ve Özgüven seminerinde sorduğum bir soruydu bu?

Özdeğerin gerçek sorusu bence kim olduğun ve bu listede kaçıncı sırada olduğunla ilgili.

Nesin ve kimsin? Bu hayattaki titrin ne ? En iyi olduğun 5 titri yaz desem sıralaman nasıl olurdu.

Bir anne, bir kardeş, bir çalışan, iyi bir dost, iyi bir arkadaş, bir avukat, iyi bir aşçı , bir dert dinleyici, bir aşık, bir hayvan sever, bir eğitmen….

ÖNCELİKLER LİSTESİNDE KAÇINCI SIRADASIN!

Çoğu kişi bir birey olduğunu unutarak sıralar bu listeyi.

Özgüveni eksik bir toplumuz değerlilik bilincimiz maalesef gelişmiş değil öncelikler listesinde hep gerilerdeyiz aileden böyle gördük çünkü ve bunun güzel birşey olduğu dikte edildi gelenekler ve görenekler diye.

Bize iyi bir gelenek gibi gelse de misafir odalı evlerde büyüyen bir toplumun çocuklarıyız ve misafir odalı evlerde büyüyen çocukların öncelikler listesinin başına kendini koyması pek mümkün değil maalesef.

İyi olan, yeni olan, özel olan herşey o evi yılda 1 veya 2 defa ziyaret edilene ayrılırdı oturana değil.

Kendine reva görmediğin herşeyi kendinden başka herkese hak gördün.

Evinde dizi çıkmış pijamalarınla otururken daha hayatında bile olmayan o kişi için satın aldın en güzel gecelikleri çeyiz adı altında.

Hem kendine iyi olan güzel olan şeyleri reva görmedin hem öncelikler listesinin üstlerine kendini hiçbir şekilde yerleştirmedin.

Sağlıgın iyi değildi , bedeninin ruhunun dinlenmeye , hareket etmeye iyi beslenmeye ihtiyacı vardı belki ama senin içinde yaşadığın, seni hergün taşıyan o bedene ayıracak 1 saatin bile yoktu.

İşler yetişmeli, çocuğa bakılmalı, yemek yapılmalı, raporlar bitirilmeli, derse girilmeli, görüşmeye yetişilmeliydi .

Başka kişi ve hayatlar için harcadığın 24 saatlik zaman diliminde kendine yürümek için , spor yapmak için, sağlıklı birşeyler hazırlamak için yada ne bileyim zihni ruhu dinlendirmek için, doktora gidip bir check up yaptırmak için, kendine iyi gelecek o programı gerçekleştirmek için, çok beğendiğin o şeyi kendine armağan etmek için bütçen yada 1 saat ayırmaya zamanın yoktu.

Bir çalışan, bir anne, bir abla, bir baba, bir eğitmen, bir dinleyici , bir eğitmen olmak tüm bunları yapmana vesile olan o bedene o zihne o ruha zaman ayırmaktan daha önemliydi  tüm bunlar çünkü aileden öyle gördük.

Anne birey olmanın cok ötesindeydi o herşeyden önce saçını süpürge eden bir anne, bir eş, bir aşçı, bir temizlikçi, ütücü, rehber  herşeyin en sonunda bir ‘birey’di.

Sık sık duyarız yemedim yedirdim, giymedim giydirdim, saçımı süpürge ettim bunu mu hakettim diye serzenişte bulunan o anne söylemini

Bir kadın ancak ve ancak öncelikler listesinin başına kendini koyarsa değer algısını sağlıklı oluşturur ve değer düzeyi yüksek bireyler yetiştirir.

Sen o listenin başına kendini koyamazsan kimsenin önceliği olamazsın ve sürekli değer sorunu yaşarsın neden bunu yaşıyorum diye sürekli sorgular ve onu yaptım, bunu yaptım, saçımı süpürge ettim serzenişinde bulunur durursun.

Bize hep o güzel tabakları gelecek olan misafirlerimiz için çıkarmamız o güzel koltukların örtülerini misafir geldiğinde çıkarmamız o güzel iç çamaşırını çeyzimiz için saklamamız öğretildi. Hep başkaları için ve hep özel diye nitelendirilen anlar için.

Güzel ve özel olan kıyafetleri biz giysekte hep başka birileri için ve özel günler için sakladık.

Evlenince güzel koltuklarda oturursun, o güzel yemek tabaklarını evlenince alırsın diye diye dizi cıkmıs pijamalar ucu kırılmış tabaklarda yemek yemeyi laik gördük kendimize kul kedisi gibi biri gelirde o cam ayakkabıyı giydirdiğinde kurtarır bizi diye , imkansızlıktan değildi elbet değer algısı oluşmadığından hepsi.

Evlenince güzel koltuklar en güzel beyaz eşyaları alırsın ne gerek var şimdi diye dayatanlar 36 yasıma kadar kendi kazancımla bana güzel olan herseyi yalnız yasarken laik görmüyordu kimse ne gerek vardı masrafa diye .

Sen kendine arka plana atıp , iyiyi güzeli hep başkalarına reva görürsen, sen aman bekler diyip kendin için yapacağın zamanı başkalarına harcarsan, sen aman canım  diye diye sağlığın için sporu sürekli erteleyip, başkalarına harcadığın zamana öncelik verirsen kim sana reva görsün ve öncelikler listesinin başına alsın seni, kendi kul hakkına girmekten vazgeçmelisin önce bu enerjiden çıkarmalısın kendini,  imkanın elverdiği ölçüde iyiyi hakkediyorsun bu bilinci oluşturmalısın kendinde.

Özgüveni yüksek insanlar sevilmek için kendini tüketecek kadar çaba sarfetmez. Özgüveni yüksek insanlar kendini öncelikler listesinin başına koyar.

Unutmayın uçakta bile  tehlike anında anonslar şu şekildedir.

‘Tehlike anında oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın’

Kendinize faydanız olmadığı sürece ve kendinize öncelik tanımadığınız sürece çevrenizdekilerine de faydalı olamazsınız.

Şimdi tekrar sor kendine

Ben kimim? Öncelikler listemde kaçıncı sıradayım diye.

Gönül Sonzamancı